A İçkale Müze Kompleksi (Saint George Kilisesi, Müzeler, Amida Höyüğü)

Surların kuzeydoğu köşesinde yer alan İçkale’de yerleşme, bölgenin ilk yerleşik halkı olan Hurri-Mitanniler (M.Ö 3700-3500) dönemine kadar inmektedir. İçkale, şehir surlarının Romalılar tarafından yapılmasıyla özel bir önem kazanmış ve her devirde yönetim merkezi olmuştur. İçkale’de yer alan höyük  arkeoloji literatüründe Amida Höyük olarak geçer; tarihi M.Ö. 6000 yılına kadar iner, kentin ilk kurulduğu noktadır. 
İçkale’deki Artuklu Kervansarayı uzun bir dönem hapishane olarak kullanılmış ve  birçok dengbêjin klamına konu olmuştur. Burada bulunan diğer tarihî mekânlar ise  2005 yılına kadar Jandarma Askeri Birliği ve Adliye binası olarak kullanılmıştır. Günümüzde bu yapılar müze sergi alanları, Müze idare binası, Valilik Çalışma Ofisi ve Konservasyon Bölge müdürlüğü ile müze deposu olarak kullanılmaktadır

B Hz. Süleyman Camisi ve 27 Sahabe Türbeleri

İçkale’nin sur duvarlarına bitişik olarak inşa edilen cami, halk arasında Hz. Süleyman ve Nasiriye Cami olarak da bilinir. Diyarbakır’ın Müslümanlar tarafından alınması sırasında şehit düşen 27 sahabe burada defnedilmiş, daha sonra burası bir ziyaret ve ibadet yerine dönüşmüştür. Caminin üzerinde bulunan kitabeye göre, 1156-1179 yılları arasında Nisanoğulları döneminde Ebul Kasım Ali tarafından yaptırılmıştır. Caminin Mervani hükümdarı Nasruddevle tarafından yapıldığı ve bundan dolayı Nasıriye Cami adıyla anıldığı da rivayet edilmektedir. Bu türbede caminin içine ve avluya açılan iki tarihi kapı vardır. Caminin bitişiğindeki türbede yatan sahabelerin varlığı ve bu sahabelerle ilgili efsanelerden dolayı özellikle perşembe akşamları ve cuma günleri yoğun olarak ziyaret edilir.

C Dağkapı Burcu

İki silindirik burcun arasında bulunan Dağ Kapısı’nın (Harput Kapısı) üzerinde Roma İmparatoru Valentininaus’un Latince, Bizans İmparatoru II. Teodosius’un Grekçe kitabelerinin yanı sıra Abbasi ve Mervani dönemlerine ait onarım kitabeleri yer almaktadır.Bu kapı iki katlı olup, alt katta Mervani döneminde yapılan bir mescit bulunmaktadır.

D Tek Kapı

Zamanla gelişen şehrin surun dışına taşmasıyla birlikte ulaşımı sağlamak amacıyla sonradan açılan ve özgün olmayan bu iki geçiş noktasının tam olarak ne zaman yaptırıldığı bilinmemekle beraber çift kapının tek kapıdan daha önce açıldığı eski fotoğraflardan anlaşılmaktadır.

E Çift Kapı

Zamanla gelişen şehrin surun dışına taşmasıyla birlikte ulaşımı sağlamak amacıyla sonradan açılan ve özgün olmayan bu iki geçiş noktasının tam olarak ne zaman yaptırıldığı bilinmemekle beraber çift kapının tek kapıdan daha önce açıldığı eski fotoğraflardan anlaşılmaktadır.

F Tarihi Anazele Suyu

Anzele suyu, tarih belgelerinde Ayn-Zülal ismiyle tanımlanmaktadır. Diyarbakır’ın jeolojik kaynaklarından biridir.Sur içindeki Çift kapı’nın hemen sağ tarafında su yüzüne iki ayrı su kaynağının yüzeye çıkış noktasıdır. Günümüzde kentin su kaynaklarının tekrar görünür kılındığı önemli bir kaynaktır. Uzun yıllar kentin su ihtiyacını önemli ölçüde karşılamıştır.

G Urfa Kapı

Kentin batısındadır, Rumkapı veya Halepkapısı da denmektedir. Urfakapı’da eskiden iki giriş varmış. Biri; demir kanatları hayvan başlı çivilerle süslü, üzerinde çift başlı kartal sembolü bulunan, Selçuklular tarafından onarılan, Melikahmet Caddesi’ne açılan kapıdır. Diğeri de Bizanslılar döneminde, Meryem Ana Kilisesi’ne doğrudan bağlantılı ve sadece rahipler ve rahibeler tarafından kullanıldığı bilinen taş kemerli kapıdır. Üçüncü kapı ise sonradan açılmıştır.

H Ben u Sen Burcu

Efsaneye göre, bölgenin hükümdarı kent surlarının batısına bezemeli iki burç inşa edilmesini ister. Bu işle görevlendirilen kişi Yedi Kardeş Burcunun inşasını üstlenirken çırağına da Evli Beden burcunu inşa etmesini söyler. Burçlar inşa edildikten sonra çevresindekilerle birlikte durumu inceleyen hükümdar Evli Beden’in diğerinden daha üstün olduğu sonucuna varır. Bu durumu içine sindiremeyen usta da kendini Yedi Kardeş burcundan aşağı atarak yaşamına son verir. Ustasının intiharına içerleyen çırak da kendini surlardan aşağı atar.  Bu olaydan sonra  Evli Beden ile Yedi Kardeş Burçları dahil anılan bölge “Ben u Sen” adıyla anılır.

I Yedi Kardeş Burcu

Artuklu Dönemi (1208) eseri olan burç, Evli Beden Burcu ile aynı dönemde inşa edilmiştir. Burca adını veren  Usta Çırak Efsanesi’dir.  Burç üzerinde, çift başlı kartal ve aslan kabartmaları vardır. Kitabede ise burcu yaptıranlar için dualar işlenmiştir

J Nur Burcu

Tarihin eşsiz güzelliklerinden birini içinde barındıran şehirlerden biri olan Diyarbakır sur ve burçları ile ünlüdür. Surların güneyinde bulunan ve Yedi Kardeş Burcu’nun en doğusunda bulunana burç Nur Burcu’dur. 1089 yılında yapılan bir Selçuklu dönemi eseri olarak bilinmekte ve dönemin padişahı Melikşah ‘ın emri üzerine yapılan bir tarihi dokudur. Nur Burcu Ebu Nars Muhammed ve Urfalı Selame oğlu Muhammed tarafında inşa edilmiştir. Bu eşsiz eser üzerinde Nebati yazı ile yazılmış bir kitabe bulunmaktadır. Duvarların üzerinde eşsiz motifler ve kabartmalar oldukça ilgi çekicidir. Kabartmalara baktığımız da bizleri koşan at, aslan, geyik figürleri karşılamaktadır. Bunların yanı sıra en dikkat çeken figür çıplak kadın kabartmasıdır. İslam inançlarına göre enden görülen bu figür insanları şaşırtmayı başarmıştır. Bu kadın figüründe bağdaş kurarak oturmuş gövdesi açık bir şekilde göğüsleri görünen bir kadın bulunmaktadır. Figürler arasında bir diğer dikkat çeken figür ise kuş figürleridir. Kitabeler arası kuşların kuyrukları ve kanatları açık şekilde sergilenmektedir. Buradan çıkarılan anlam ise güç ve kuvvete işaret eder.

K Mardin Kapı

20 yılı aşkın bir sürede tek bir zanaatkâr elden çıkan, Suriçinin 1939 yılındaki halini yansıtan 1/250 ölçeğindeki maket tümüyle taştan oyularak şekillendirilmiş ve sonrasında itina ile boyanmıştır. Zamanında Sur içinde bulunan tüm cami, kilise, medrese, han, hamam, konutların ve tabi ki surların tüm detaylarıyla işendiği maket bizi o yılların sur içine götürmektedir. Tarihi Deliller Hanının (Kervansaray Oteli) hemen karşısında yer alan Turizm bürosunda sergilenen maketi görmeden geçmemek gerekiyor.

L Keçi Burcu

Burç Mardinkapı semtinde yer alır. Güneş tapınağı üzerinde kurulmuş olan bu burcun kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, üzerinde yer alan kitabeden Mervaniler tarafından onarıldığını öğrenmekteyiz. Hevsel Bahçeleri’nin, tarihi Ongözlü Köprü’nün, Dicle Nehri’nin, Kırklar Dağı’nın, Seman Köşkü’nün (Gazi Köşkü) ve Sur İçi’nin panoramik açıdan izlenebileceği en muhteşem noktalardan biridir. Keçi Burcu Diyarbakır Surları üzerindeki en eski ve en büyük burçtur. Burcun içinde ön kemerinin taşı üzerinde bulunan kuş figürü dikkat çekmektedir. İçinde geçmişte zindan olarak kullanılan bir bölüm vardır. Burç 2004 yılında Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından restore edilmiş, halen sergi alanı ve resepsiyon salonu olarak kullanılmaktadır.

M Köşkler Bölgesi

 

N On gözlü Köprü

On Gözlü Köprü, Dicle Nehri’nin üstünde, Mardinkapı’nın 3 km aşağısında, eski Mardin yolu üzerindedir. Kırklar Dağı’nın eteğinde yer  alan köprü; On Gözlü Köprü, Dicle Köprüsü ve Silvan Köprüsü olarak da bilinir. 
Bazı kaynaklarda köprünün 515 yılında 1. Anastasias döneminde yapıldığı, 742-743 tarihlerinde Emevi Halifesi Hişam’ın yıkılmış köprüyü onardığı belirtilmektedir. Fransız mimar ve arkeolog Albert Gabriel köprünün antik çağ eseri olduğunu ileri sürer. Köprünün güneybatı bölümünde ilk üç gözün arasında yer alan kitabeye göre, 1065-1067 yıllarında Mervaniler tarafından yapılmıştır. Köprünün mimarı, Sancaroğlu Ubeydoğlu Yusuf’tur. 
Yapı bazalt taşlardan, düz bir şekilde inşa edilmiş ve 10 gözden oluşmuştur. Köprünün ortasındaki üç gözün üstü dar, batı tarafındaki beş gözün döşemesi ise daha geniştir. Köprünün uzunluğu 172 metredir. Batı kısmından başlayarak ilk beş gözü yaklaşık 10 metreyken beşinci gözden itibaren genişliği 4 metre azalarak 6 metre olmaktadır. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarihî önemi nedeniyle trafiğe kapatılıp az ilerisinde yeni Mervani Köprüsü inşa edilmiştir.